5 Gece - 6 Gün
10 - 15 Kişi
Trekking
Kolay / Orta Zor
15 yaş ve üzeri
12-17 Ekim 2026
İstanbul havalimanında 04:30 buluşma TK 1755 sefer sayılı uçuş ile Lizbon havalimanına uçuş. Yerel saat ile 09:55 Lizbon varış. Valiz ve pasaport işlemleri ardından iç hatlardan saat 13:35’te Lizbon – Ponta Delgada ara uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz. 2,5 saat sürecek uçuşumuz ardından Ponta Delgada varıyoruz. Otelimize transfer. Konaklama otelimizde https://www.azorishotels.com/en/royalgarden
Sabah otelde alacağımız kahvaltı sonrası Lagoa kasabasına doğru yola çıkıyoruz. Yolumuz üzerindeki seramik fabrikasını ziyaret ederek Lagoa do Fogo’ya devam ediyor ve 900 m yükseklikte adanın manzarasını seyretmek için kısa bir mola veriyoruz. Lagoa do Fogo kıyılarına kadar uzanan bu rotada yürüyüşümüze başlıyoruz. Tırmanış sırasında, Yeni Zelanda keteninin (Phormium tenax) getirilmesiyle lif üretilen eski bir fabrikanın kalıntılarının önünden geçeceğiz. Japon sediri (Cryptomeria japonica) ormanının yanından geçerek devam ediyoruz. Levada sulama kanalı tarafından geçerken biraz çamurlanabiliriz. Ama kirlenmek güzeldir diyerek yola devam. Bu aşamada, Azor yaban mersini (Vaccinium cylindraceum), Azor funda (Erica azorica) ve Laurustinus (Viburnum treleasei) gibi birçok endemik bitki türünü gözlemleyebilirsiniz. Barajı geçtikten sonra, Ribeira da Praia vadisine gireceğiz. Göl kıyısına ulaştığınızda, özellikle yuvalama mevsiminde (Nisan-Mayıs) bölgesel davranışlar sergileyen martı kolonisi nedeniyle dikkatli olmanız tavsiye edilir. Dönüş yolumuzda Vila Franca Adacığı ile adanın güney kıyısından muhteşem manzaralar eşliğinde devam ediyoruz. Son olarak Caldeira Velha doğal parkını ziyaret ederek Ponta Delgada’da yürüyüşümüzü sonlandırıyoruz. Öğle yemeğimiz sandviç paketi olarak alacağız. Dinlenme ve serbest zaman.
Sabah kahvaltısı ardından otelden ayrılıp dağ yolunu takip ederek ikiz göllere doğru yola çıkıyoruz. Muhteşem manzarayı seyretmek için “Vista do Rei” seyir noktasında bir mola veriyoruz. Bu parkur Vista do Rei seyir noktasından başlıyor, Sete Cidades sırtlarının güneybatı yamacından geçer ve köyün içinde sona erer. Yürüyüş boyunca, farklı gölleri ve volkanik oluşumlarıyla kraterin içini seyretmek mümkün olacak. Mata do Canário/Sete Cidades patikası ile yol kavşağına vardığımızda, sağdan ve Arrebentões yoluna, Sete Cidades yönüne doğru devam edeceğiz. Patikanın bu kısmı oldukça eğimli ve kaygandır, bu nedenle ana yol boyunca dikkatli bir şekilde ilerlemelisiniz. Sete Cidades vadisine indiğimizde, yeşil-mavi göllerin kıyısında keyifli bir yürüyüş yapacak ve öğle yemeği için yerel restorana geçeceğiz. Yemek sonrası kuzey kıyısı boyunca devam edecek ve Capelas’ta Etnografya Müzesi’ni ve ardından seralarda yetiştirilen ananas plantasyonunu ziyaret ederek günümüzü sonlandırıyoruz. Dinlenme ve serbest zaman.
Sabah kahvaltısı ardından adanın ilk başkenti Villa Franca’ya doğru aracımız ile gidiyoruz. Kısa bir sabah kahvesi molası ardından yürüyüşümüze başlayabiliriz. Yol boyunca, 19. yüzyıldan kalma gotik bir yapı olan Nossa Senhora das Vitórias Şapeli, Mata Jardim José do Canto bahçesi ve Casa dos Barcos (Kırsal Turizm) evini geçeceğiz. Daha ileride Furnas Çevre Yorum Merkezi ve çevresinde çeşitli eğlence mekanları, eski kömür üretim fırınlarının kalıntıları ve Avrupa’nın en büyük sınıflandırılmış ada çamı (Araucaria heterophylla) bulunuyor. Göl kıyısı boyunca, çeşitli ahşap heykelleri göreceğiz. Caldeiras bölgesine kadar devam edeceğiz. Burası jeotermal aktivitesi nedeniyle adanın turizm reklamlarının en ikonik manzarasına sahip yerdir. Furnas yanardağının iç ısısı kullanılarak ünlü geleneksel Cozido à Portuguesa’nın (Portekiz usulü, çok etli, çok sebzeli, geleneksel bir haşlama yemeği) yapıldığı en meşhur yerdir. Bu manzarayı keyfini çıkardıktan sonra, Pico do Ferro manzara noktasına doğru devam ediyor ve parkurun bittiği köy merkezine varıyoruz. Yerel bir restoranda “Cozido” öğle yemeğinin tadını çıkaralım. Öğle yemeğinden sonra, Avrupa’nın en güzel bahçelerinden biri olan Terra Nostra botanik bahçesini ziyaret edeceğiz ve doğal sıcak su havuzunda (36 ºC) isteyen misafirlerimiz yüzebilirler. Sonrasında XIX. yüzyıldan beri faaliyet gösteren çay bahçelerinde mola veriyoruz. Ponta Delgada’ya dönüş yolunda, Sta. Iria manzara noktasında mola vererek günü sonlandırıyoruz. Dinlenme ve serbest zaman.
Sabah kahvaltısı ardından Povoação’ya doğru hareket ve parkurun başlangıcı. Yürüyüş rotası boyunca, bitki örtüsü oldukça yoğundur. Avustralya peynir ağacı (Pittosporum undulatum) ve Avustralya karaağaç (Acacia melanoxylon) baskın türlerdir. Rotası boyunca, derenin her iki yakasında küçük aile çiftliklerine ait birkaç meyve bahçesi bulunmaktadır. Yürüyüşçülerden bu yol boyunca meyve toplamamalarını rica ederiz. Dere üzerindeki köprüye ulaştığınızda, köprüden diğer tarafa geçip Salto do Prego’ya doğru şelaleye varana kadar işaretleri takip ederek devam ediyoruz. Şelalede kısa mola sonra Aldeia do Sanguinho’ya doğru ilerliyoruz. Restore edilen bu eski köyde, tipik evler, küçük çiftlikler ve buraya adını veren Azor Adaları’na özgü bir tür olan Frangula azorica (Frangula azorica) bitkisinin birkaç örneğini görebiliriz. Öğle yemeği yerel bir restoranda yenilecektir. Yemek sonrası yürüyüşümüzün sonunda kaygan zemini ve eğim açısı nedeniyle çok dikkatli bir şekilde, kaldırım taşlı virajlı yoldan aşağı inerek, dere yakınındaki patikaya ulaşıyoruz. Otelimize kadar devam devam ediyoruz. Dinlenme ve serbest zaman
Sabah erken kahvaltı ardından Ponta Delgada havaalanına transfer. Lizbon ara uçuş. Lizbon’dan saat 17:05 TK 1760 sefer sayılı uçuş ile İstanbul uçuşu. Başka bir Fonte tur organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.
Azor Adaları’nın en büyük adası olan São Miguel, volkanik krater gölleri, yemyeşil vadileri, şelaleleri ve Atlantik Okyanusu’na uzanan patikalarıyla doğa tutkunları için benzersiz bir keşif alanıdır. Ilıman iklimi sayesinde yıl boyunca yürüyüş için ideal olan ada, aktif jeotermal alanları ve olağanüstü bitki örtüsüyle yürüyüşlere güçlü bir karakter kazandırır. Bu programda, sisli dağ sırtlarından krater göllerine uzanan en etkileyici parkurlarda yürüyerek São Miguel’in hem doğal hem kültürel zenginliklerini adım adım keşfedeceğiz. Doğa, manzara ve yerel yaşamın iç içe geçtiği bu yolculuk, katılımcılarımıza unutulmaz ve ilham verici bir ada deneyimi sunuyor.